İlk derece mahkemesi, veri sorumlusunun ilgili pazarlama iletişimleri kapsamında yasal dayanağının meşru menfaat değil ilgili kişilerin açık rızası olması gerektiğini değerlendirerek veri sorumlusunun kişisel verilerin reklam amacıyla işlenmesini durdurmasına, 2.500 Euro para cezası ödemesine ve saklanan verileri silmesine hükmetmiştir. Veri sorumlusu ilgili karara itiraz ederek temyiz mahkemesine başvurmuştur. Bu kapsamda Saarland Yüksek Mahkemesi yaptığı inceleme sonucunda, bahse konu veri işleme faaliyeti kapsamında yasal dayanağının açık rıza olması gerektiği ve bu tür reklamların rekabete aykırı nitelik taşıdığı belirtilerek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararı onamıştır.
Veri sorumlusu şirket, diş hekimliği muayenehaneleri ve laboratuvarlarından metal kalıntıları satın almaktadır. Bahse konu amaçlarla veri sorumlusu Sarı Sayfalar (Yellow Pages) gibi halka açık dizinlerden muayenehanelerin ve laboratuvarların iletişim bilgilerini aramaktadır. Bu veriler muayenehane sahibinin soyadı ve adı, adresi ve telefon numarasını içermekte ve veri sorumlusunun veri tabanında saklanmaktaydı. Veri sorumlusu daha sonra bu verileri diş hekimleri ve araştırmacılarla iletişime geçerek metal kalıntıları satıp satmadıklarını öğrenmek için kullanmıştır.
Bir diş hekimi Saarland İdare Mahkemesi'ne şikayette bulunmuş, mahkeme de veri sorumlusunun diş hekimliği muayenehanesi sahiplerinin rızası olmaksızın, kişisel verilerini reklam amacıyla işlenmesini durdurmasına ve 2.500 Euro para cezası kapsamında saklanan verileri silmesine hükmetmiştir.
Veri sorumlusu bu kararı Yüksek Saarland İdare Mahkemesi nezdinde temyiz etmiş ve idare mahkemesinden kararın iptal edilmesini talep etmiştir.
Veri sorumlusu, işleme için yasal bir dayanağı olduğunu iddia etmiştir. Reklamın amacının kar elde etmek olduğunu ve bunun da GDPR Madde 6(1)(f) kapsamında meşru bir menfaat olduğunu açıklamıştır. Veri sorumlusu, bunun ''sadece eşit derecede uygun ancak daha az müdahaleci bir aracın mevcut olup olmadığı sorusu'' olduğunu düşünmüştür. Bu durumda, telefonla iletişimin ortalama olarak sadece bir dakika sürdüğünü, posta ile iletişimin ise ilgili kişinin ek çalışma yapmasını gerektireceğini belirterek telefonla iletişimin posta yoluyla iletişime göre daha hafif bir seçenek olduğu sonucuna varmıştır. Veri sorumlusu, GDPR kapsamında, veri işlemenin yalnızca ilgili kişinin menfaatlerinin veri sorumlusunun meşru menfaatinden ağır basması halinde yasal dayanaktan yoksun olacağını eklemiştir.
İdare Mahkemesi itirazın reddini talep etmiş ve bu tür reklamların rekabete aykırı bir nitelik taşıdığını da eklemiştir.
Mahkeme tarafından, Alman idare hukukuna göre, davanın yeniden açılması için bir neden bulunmadığı belirtilmiştir. Gerçekten de bunun için, idari işlem için belirleyici olan koşullara ilişkin fiili veya hukuki durumun değişmiş olması gerektiği ve bu konu bakımından böyle bir durumun söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.
Yasal dayanakla ilgili olarak, Yüksek Mahkeme veri sorumlusunun savunmalarını reddetmiştir. Mahkeme, telefon reklamları için yasal dayanağın rıza olması gerektiğini düşünmüştür.
Yüksek Mahkeme bu nedenle temyiz edilen kararı onamıştır.