Haftalık IAPP Haberleri 12.10.2026-16.10.2026

20.10.2026IAPP Haberleri

Dünya Genelinde Kişisel Verilere İlişkin Güncel Gelişmeler

  1. ABD eyalet yasa koyucuları, sorumluluk ve ruh sağlığı risklerini ele almak adına yapay zeka sohbet robotu düzenlemelerine öncülük ediyor.

Federal düzeyde mevzuat eksikliği sürerken, ABD eyaletleri diyaloga dayalı yapay zeka güvenliğini sağlamaya yönelik adımlara öncülük etmekte olup 2026 yılı içerisinde 37 eyalet sohbet robotlarına ilişkin yasa teklifleri sunmuştur. Yasama süreçlerindeki temel öncelikler arasında yapay zeka şeffaflık bildirimleri, zararlı psikolojik bağlanmaya karşı koruma mekanizmaları ve reşit olmayan kullanıcıların etkileşimlerine getirilen sınırlamalar öne çıkmaktadır. Çoğu eyalet denetim ve uygulama yetkisini eyalet başsavcılıklarına bırakırken; Oregon ve Tennessee gibi eyaletler, bireylerin tazminat talep edebilmesine imkan tanıyan özel dava hakları ihdas etmiştir. Eyalet kanun koyucuları, bu yerel düzenlemelerin gelecekteki federal standartlar için vazgeçilmez bir hukuki test alanı teşkil ettiğini vurgulamaktadır.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Kanada, sorumlu yapay zeka uyumunu ve ticarileşmesini genişletmek amacıyla 700 milyon Kanada Doları (“CAD”) tahsis etti.

Kanada federal hükümeti, işletmelerin yapay zeka teknolojilerini bünyelerine katmalarını ve ticarileştirmelerini desteklemek üzere Bölgesel Yapay Zeka Girişimi için 500 milyon CAD tutarında ilave kaynak ayırarak toplam kamu finansmanını 700 milyon CAD seviyesine çıkardığını duyurmuştur. Girişimin en dikkat çekici yönü, sağlanan finansal desteği doğrudan yapay zeka yönetişimi kriterlerine bağlaması ve hibe başvurusunda bulunan kuruluşların sorumlu yapay zeka ilkelerine somut olarak uyum sağladıklarını belgelemesini şart koşmasıdır. Uzmanlar bu yaklaşımı, kamu-özel sektör finansman modellerinde soyut etik taahhütlerden denetlenebilir ve doğrulanabilir yönetişim şartlarına geçişin somut bir göstergesi olarak değerlendirmektedir.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Kaliforniya Tüketici Gizliliği Yasası (“CCPA”) kapsamındaki gizlilik ve yapay zeka denetim süreleri yaklaşırken şirketler için aciliyet artıyor.

Belirli kuruluşlar nezdinde zorunlu CCPA denetim belgeleme şartlarının 1 Ocak 2027 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olması, şirketlerin iç denetim mekanizmalarını gecikmeksizin yapılandırmalarını zorunlu kılmaktadır. Otonom yapay zeka ajanlarını içeren siber güvenlik vakalarının akabinde çıkarılan Kaliforniya valilik kararnameleriyle ivme kazanan düzenleyici beklentiler; değerlendiriciler, soruşturmacılar, risk analizcileri ve bağımsız denetçiler arasında net yetki ayrımları getirmektedir. Uyum yöneticileri, yasal süreler sona ermeden önce şirketlerin bağımsız doğrulama süreçleri ve şeffaf denetim izleri oluşturması gerektiğine dikkat çekmektedir.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Çin ve Hong Kong, yapay zeka sistemleri için güvenlik kontrollerini ve veri hesap verilebilirliği çerçevelerini sıkılaştırıyor.

Çin anakarası ve Hong Kong genelindeki mevzuat çalışmaları, yapay zeka inovasyonunu teşvik ederken bir yandan da katı veri güvenliği ve hesap verilebilirlik standartları kurmaya odaklanmaktadır. Yürürlüğe konulan yeni inisiyatifler; tüketici verilerini işleyen modeller için algoritmik şeffaflığı, ayrıntılı risk değerlendirmelerini ve doğrulanabilir veri menşeini zorunlu kılmaktadır. Alınan bu tedbirler, bölgede faaliyet gösteren kuruluşların teknik güvenlik mekanizmalarını ve yönetişim altyapılarını doğrudan yapay zeka iş akışlarına entegre etmelerini zorunlu hale getirmektedir.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Gizlilik uzmanları, Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) bünyesindeki hukuki belirsizliklerin yönetişim uyumuna etkilerini tartışıyor.

GDPR'ın kabul edilmesinin üzerinden geçen on yılın ardından, Avrupalı veri koruma görevlileri sorumluluk paylaşımı ve uyum mimarilerine ilişkin farklı yorumları tartışmaya devam etmektedir. Hukuki belirlilik mutlak bir netlik sağlasa da, bazı uygulayıcılar kanun metnindeki esneklik payının üretken ve otonom yapay zeka gibi yeni teknolojilere uyum sağlamada ekiplere operasyonel manevra alanı sunduğunu savunmaktadır. Yürütülen bu güncel tartışma, katı yasal tanımların dijital uyum programlarındaki işlevsel çeviklikle dengelenmesi gerektiğine işaret etmektedir.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası’nın (“COPPA”) kapsamı, veri gizliliğinden bütüncül çocuk güvenliği aracına doğru genişliyor.

13 yaş altındaki çocuklara yönelik veri toplamayı düzenlemek amacıyla yirmi yılı aşkın bir süre önce kabul edilmiş olan COPPA, günümüzde denetleyici otoriteler tarafından kapsamlı bir çevrim içi güvenlik mekanizması olarak işletilmektedir. Düzenleyiciler ve tüketici hakları savunucuları; algoritmik manipülasyon ve yaş doğrulama sorunlarını giderebilmek adına COPPA uygulamalarını haksız ve aldatıcı ticari uygulamalar standartlarıyla birleştirmektedir. Yaşanan bu dönüşüm, çocuklara ait verilerin korunmasının yalnızca ebeveyn rıza formlarıyla sınırlı kalamayacağını, doğrudan platform güvenlik tasarımı aşamasında ele alınması gerektiğini göstermektedir.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Meksika, küçüklerin dijital gizliliğini ve esenliğini korumaya yönelik yasal tedbirlerini artırıyor.

Çevrim içi platformlarda artan ekran süreleri ve yoğun veri toplama faaliyetleri karşısında Meksika makamları ve sivil toplum kuruluşları, çocuk ve gençlerin korunmasını hedefleyen yasal adımları hızlandırmıştır. Geliştirilen inisiyatif; istilacı davranışsal profilleme süreçlerinin kısıtlanmasını, genç kullanıcılara yönelik varsayılan gizlilik ayarlarının güçlendirilmesini ve eğitim ile eğlence platformlarında açık dijital hakların tesis edilmesini hedeflemektedir. Bu çalışmalar, Latin Amerika genelinde gençlerin dijital ortamda korunmasına yönelik yükselen mevzuat eğiliminin bir parçasını oluşturmaktadır.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Şilili şirketler, ulusal yapay zeka mevzuatındaki eksiklikleri gidermek amacıyla uluslararası standartlara yöneliyor.

Şili'de kapsamlı yapay zeka kanun teklifinin yasalaşma süreci devam ederken, ülkedeki işletmeler operasyonel yapay zeka risklerini yönetebilmek adına ISO/IEC 42001 gibi uluslararası gönüllü standartları uygulamaya koymaktadır. Uyum uzmanları, özellikle çalışanlar arasındaki yetkisiz "gölge yapay zeka" (shadow AI) kullanımının önüne geçmek için açık kurumsal denetim modellerinin oluşturulması gerektiğini vurgulamaktadır. Standardize edilmiş iç denetim ve hesap verilebilirlik süreçleri, şirketlerin maruz kalabileceği hukuki riskler ve itibar kayıplarına karşı en temel güvence mekanizması olarak kabul edilmektedir.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Avrupa Veri Koruma Kurulu (“EDPB”), akıllı gözlüklerin ciddi gizlilik riskleri barındırdığını vurgulayarak veri sorumlusu yükümlülüklerini açıkladı.

Avrupa Veri Koruma Kurulu, akıllı gözlüklerin yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan ciddi kişisel veri ve gizlilik risklerine ilişkin kapsamlı bir ilk bildiri kabul etmiştir. Sıradan gözlük görünümündeki giyilebilir teknolojilerin güç asimetrisi yarattığını, çevredeki üçüncü kişiler ve reşit olmayanlar bakımından riskleri artırdığını vurgulayan Kurul; donanım üreticileri ile bağlantılı hizmet sağlayıcılarının GDPR kapsamındaki veri sorumlusu sorumluluklarını son kullanıcılara devredemeyeceğini netleştirmiştir. EDPB, kayıt gösterge ışıklarının belirgin, kesintisiz ve manipülasyona kapalı olması gerektiğini ifade ederek kamusal alanların gizli gözetimden korunması için sektör çapında standartlar belirlenmesi çağrısında bulunmuştur.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.

  1. Araştırmacılar, akıllı telefonlara sızmak için dijital reklam ağlarını istismar eden ticari bir casus yazılım operasyonunu ortaya çıkardı.

İsrail merkezli bir siber gözetim şirketinin, hedef cihazlara sıfır tıklamalı (zero-click) casus yazılım bulaştırmak amacıyla programatik reklam ağlarını kullanan geniş çaplı bir siber casusluk faaliyeti yürüttüğü tespit edilmiştir. Güvenlik uzmanları, aralarında AB ve NATO web sitelerinin de yer aldığı kurumsal alan adlarının reklam trafiği üzerinden yönlendirilen zararlı gösterimlerin, kullanıcının hiçbir etkileşimi olmaksızın cep telefonlarına yüklendiğini ortaya çıkarmıştır. Bu tespit, Avrupalı düzenleyiciler nezdinde reklam teknolojisi (adtech) tedarik zincirindeki zafiyetlere dair denetimleri artırmış ve casus yazılımlara yönelik AB genelinde yasaklama ile ihracat kontrollerinin sıkılaştırılması çağrılarını yeniden gündeme taşımıştır.

Haberin tamamı için linke tıklayınız.