GDPR’a Aykırı Olarak Elde Edilen Verilerin Delil Olarak Kullanılmasına İzin Verildi

18.09.2024GDPR Kararı

Almanya Federal İş Mahkemesi, GDPR madde 13'teki bilgilendirme yükümlülüklerini ihlal ederek toplanan video kayıtlarının, bir çalışanın işten çıkarılmasıyla ilgili bir iş davasında delil olarak kullanılabileceğine karar verdi.

Veri sorumlusu, işyerinde bulunmadığı halde işyerinde olduğunu beyan ettiği için ilgili kişiyi işten çıkarmıştır. Veri sorumlusu bu iddiasını kanıtlamak için video gözetim sisteminden alınan görüntüleri kullanmıştır.

İlgili kişi, GDPR'ın ihlali suretiyle elde edilen verilerin ilgili kişi aleyhine bir iş davasında kullanılamayacağını iddia ederek iş mahkemesi nezdinde karara itiraz etmiştir. Özellikle, veri sorumlusu GDPR madde 13 uyarınca bilgilendirme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemiştir.

İlk derece mahkemesi ilgili kişinin iddiasını onaylamıştır. Veri sorumlusu kararı itiraz etmiş ve ikinci derece mahkemesi de başvuruyu reddetmiştir. Bu nedenle, dava Almanya Federal İş Mahkemesi'ne (Bundesarbeitsgericht - BAG) taşınmıştır.

Ayrıca Mahkeme, GDPR madde 17(1)(d) hükmü uyarınca, kural olarak, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesi - mevcut durumda 'toplanması' - halinde silinmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bununla birlikte, GDPR madde 17(3)(e) hükmü, yasal taleplerin oluşturulması, uygulanması veya savunulması için verilerin işlenmesinin hala gerekli olduğu durumlar için bir istisna öngörmektedir.

Mahkeme, GDPR madde 17(3)(e) hükmünün de orantılılık ilkesi doğrultusunda menfaatlerin dengelenmesini gerektirdiğine dikkat çekmiştir. Nitekim, kişinin haklarını mahkemeler önünde savunması, Avrupa Temel Haklar Şartı'nın 47. Maddesinde yer alan temel bir haktır. Dolayısıyla, ilgili kişinin gizlilik ve verilerin korunmasına ilişkin temel haklarının (Şartın 7. ve 8. maddeleri) silme işlemini haklı kılmak için ciddi şekilde tehdit altında olması gerekmektedir.

Bir video gözetim sisteminin ilgili kişi üzerindeki etkisi, ilgili kişinin özerkliğine müdahale edilebilmesidir. Ancak, söz konusu davada, ilgili kişinin davranışları video gözetimi yoluyla sınırlandırılmamıştır. Aksine, kameraların farkında olmalarına rağmen ilgili kişi bir disiplin suçu işlemiştir. İlgili kişinin kaydın delil olarak kullanılmasını sınırlamak için başvurduğu şey anayasal olarak korunan bir hak kapsamında değildir, zira verilerin korunması hukuka aykırı davranışların korunması anlamına gelmemektedir. Mahkeme ayrıca kamera ile izleme sisteminin gizli bir sistem olmadığını da vurgulamıştır.

Yukarıda belirtilenler ışığında, Federal İş Mahkemesi veri sorumlusunun itirazını kabul etmiş ve davayı, video kaydını geçerli bir delil unsuru kabul ederek esasa ilişkin karar vermesi için alt mahkemeye geri göndermiştir.

Kaynak